HAYIR, Lupus kısmen genetik faktörlerle açıklansa da vakaların büyük çoğunluğunda kalıtsal değildir. Bu nedenle hastalığı çocuklarınıza bulaştırma/geçirme/aktarılma riski çok düşüktür. Bir lupus hastasının çocuklarının hastalığa yakalanma riski %1'den daha azdır çünkü lupusun kökeninde başka birçok faktör daha vardır.Tek yumurta ikizlerinde bile bu hastalık birinde varken diğerinde olmayabilir, buradan bile genetik geçişinin az oldugunu anlayabiliriz. İki ikizden birinde lupus görülmesi durumunda, diğer ikizin yaşamı boyunca hastalığa yakalanma riski yalnızca 'dur. Bu nispeten düşük risk, diğer belirleyici faktörlerin genetik olmadığını göstermektedir.
İki özel durum açıklanmayı hak etmektedir:
Neonatal lupus Neonatal lupus yani yenidoğanda görülen geçici lupus yanlış adlandırılmış bir hastalıktır, çünkü bu hastalığın sistemik lupus ile çok fazla ortak noktası yoktur. Yenidoğanda ortaya çıkan çok nadir bir hastalıktır. Lupusu olan annenin kanında olan bazı antikorların hamilelik sırasında plasenta yoluyla bebeğe geçmesiyle doğrudan ilişkilidir. Bunlar, sistemik lupus ve aynı zamanda Sjögren sendromu da dahil olmak üzere bazı otoimmün hastalıklarda görülebilen anti-SSA veya anti-SSB antikorlarıdır. Bu antikorlar annede hasta olmadan da mevcut olabilir. Lupusun bu formu anne karnından çocuğu görüntülemeyi sağlayan bir cihaz olan fetal ultrason ile tespit edilebilir.
Bebeğin yaşamının ilk haftalarında döküntü başlar. Genellikle 6 ay içinde sonlanmış olur. Anneden plasenta yoluyla geçen antikorlar bebeğin kanından temizlenince bu durum da sona erer.
Bebeğin kalbini etkileyen ve kalpte kalp hızının yavaşlamasına yol açan daha ciddi ve kalıcı problemler olabilir. Bunlar fetal ultrasonda bebeğin kalp ritminin frekansı/sayısının ölçülerek tespit edilebilir.
Bu komplikasyon son derece nadirdir ve anti-SSA veya SSB antikorları olan annelerden doğan çocukların %1'inden azını etkiler. Bununla birlikte, bu durumun varlığında gebelik boyunca özel bir takip gerekir ve doğum yaklaşınca bazı önlemler alınır.
Ailesel lupus için önemli risk taşıyan birkaç genetik özellik vardır. Bu, nesilden nesile aktarılabilen nadir genetik faktörlerden (kompleman denilen bağışıklık sistemi moleküllerinde belirli eksiklikler gibi) kaynaklanmaktadır. Bu kesin genetik faktör bilinmediği sürece tahmin etmek çoğu zaman imkansızdır. Uygulamada, bu nadir durumlar çocuk sahibi olmadan önce ailede genetik bir inceleme yapılmasını gerektirmez (ancak ailede lupusa yatkınlık oluşturan bilinen bir genetik bozukluk varsa durum farklıdır). Zaten bu tür karmaşık genetik araştırmalar, riski kesin ve doğru bir şekilde öngöremez. Bu nedenle, şu anda çiftlerden birirnde genetik geçişli lupus olduğu kesin olarak bilinmiyorsa önden genetik test yapılmasının hiçbir anlamı yoktur.
Lupus kalıtsal değildir, bu nedenle çocuklarınıza bulaşma/aktarılma riski çok düşüktür.
İki özel durum vardır:
> Anneye bağlı gelişen yenidoğan lupusu: Anneden bebeğe geçen anti-SSA antikorlarıyla ilişkilidir.
> Ailesel lupus riski olan bazı aileler: Nesilden nesile aktarılabilen, nadir genetik faktörlerle açıklanır.