Neonatal lupus, bazı annelerin kanında bulunan özel antikorların (anti-SSA/Ro veya anti-SSB/La denilen antikorlar) bebeği etkilemesiyle ortaya çıkan, çok nadir bir durumdur. Bu durum, bazen bebek anne karnındayken, bazen de doğduktan sonra bazı sağlık sorunlarına yol açabilir.
Annenin kendisinde her zaman hastalık olmak zorunda değildir, ama bazen lupus veya Sjögren sendromu gibi bağışıklık sistemi hastalıkları ile de bulunabilir.
Bu antikorlar, plasentayı geçebilir ve çocuğun belirli organlarına ulaşabilir. Daha sonra şunlara neden olurlar:
Yenidoğanda cilt tutulumlu lupusa benzeyen bir döküntü (neonatal lupus adı buradan gelir)
Doğuştan kalp bloğu (KKB) olarak adlandırılan
fetal kalbin elektriksel iletiminde bir doğum kusuru olmaksızın meydana gelen bir yavaşlama
Daha nadiren karaciğer hastalığı veya nörolojik bozukluklar
Bebekte görülen döküntüler zamanla kendiliğinden kaybolur, çünkü annenin taşıdığı anti-SSA antikorları bebeğin vücudundan yavaş yavaş temizlenir.
Öte yandan, kalbin elektriksel iletimindeki yavaşlama çoğunlukla devam eder ve doğumdan sonraki 1. haftada çocuğun kalbine kalp pili takılmasını gerektirebilir.
Şunu özellikle belirtmek çok önemlidir: Kalpte elektriksel iletimin yavaşlama riski oldukça düşüktür. Anti-SSA antikorları taşıyan annelerin çocuklarının %1'i risk altındadır. Ancak, eğer anne daha önce böyle bir sorun yaşamış bir bebek doğurduysa, bir sonraki bebekte bu risk -20'ye kadar çıkabilir. Bir lupus hastasında anti-SSA antikorlarının varlığı, özellikle gebeliğin erken ve orta dönemlerinde çocuğun kalbinin ultrasonla izlenmesini gerektirir. Ancak şunu bilmek önemli: Neonatal lupus gelişmesi, çocuğun ileride, çocuklukta ya da yetişkinlikte lupus hastası olacağı anlamına gelmez.

Neonatal lupus annenin kanında bulunan anti-SSA antikorlarıyla ilişkilidir. Bu hastalığın en şiddetli hali bebeğin kalbinde atriyoventriküler blok (KKB), yani kalpte elektrik iletiminin yavaşlamasıdır. Ancak bu durum, anti-SSA antikoru taşıyan kadınların yalnızca yaklaşık %1'inde gebeliğinde gelişebilir.