Lupusun Nasıl Yönetileceğini Daha İyi Anlamak

Yetişkinler için kortizon benzeri tedavilerin başlıca riskleri nelerdir ve bunlar nasıl önlenir?

Riskler ilacin dozu ve hangi ilacın kullanıldığı ile ilgilidir. Ek olarak, bazı kişiler kortizonun yan etkilerine daha duyarlı bünyeye sahiptir. Bazı insanlar yüksek dozları iyi tolere ederken, diğerleri düşük dozlarda bile yan etkilere sahip olacaktır. Yan etkiler veya advers etkiler olarak adlandırılan bu rahatsızlıkları önlemenin veya en azından yoğunluğunu azaltmanın yolları vardır. Başlıca yan etkiler şunlardır: :

Yüzün şişmesi, kilo alımı, özellikle tedavinin başlangıcında ve yüksek dozlarda: fazla tuz ve şeker tüketmemek (nişastalı gıdalarda bulunan hem hızlı hem de yavaş şekerler: makarna, ekmek, pirinç, patates, irmik ...), öğünler arasında yemek yenmemesi ve az yemek yenmesi önerilir. Bu durum ortaya çıkarsa, iyi beslenme ve hijyen kurallarına uyulduğunda sık görülmediği için, kortizon dozları azaltıldıkça genellikle zamanla düzelir.

Yüksek tansiyon:özellikle böbrek hasarı durumunda tansiyonunuzu düzenli olarak kontrol etmeniz önerilir

Enfeksiyon riskinde artış:gerekli aşıların doktorunuzun yönlendirdiği şekilde yapılmış olması ve akut enfeksiyon dönemlerinde hasta kişilerle temastan kaçınmanız önerilir.

Tropikal bölgelerden gelen veya bu bölgelerde uzun süre geçirmiş olan hastalarda kortizon tedavisine başlamak, vücutta bulunan anguillulosis gibi parazitleri "uyandırabilir". Kortizon tedavisine başlamadan önce antiparazitik bir tedavi alarak bu sorun önlenebilir.

Diyabet riski:özellikle tedavinin başlangıcında kan şekeri seviyelerinin düzenli olarak kontrol edilmeli.

Uzun vadeli kemik kırılganlığı riski (kemik erimesi): Düzenli olarak kalsiyum, D vitamini ve bazen bifosfonatlar gibi kemik yeniden yapılanmasını destekleyen ilaçlar (özellikle menopozdan sonra) alınması ve düzenli egzersiz yapılması önerilir.

Cildin morarmaya yatkın olması Avasküler osteonekroz, yani uzun kemiklerde kan dolaşımının azalması, lupus hastalığına , lupus ile beraberlik gösteren antifosfolipid antikorlarına ve/veya kortikosteroidlere bağlı olabilir.

Bazı kaslarda atrofi: Düzenli kuvvet antrenmanı ve spor yapılması önerilir.

Özellikle yüksek/orta kortikosteroid dozlarında (5-7,5 mg/kg'dan yüksek) kalp hastalıkları ve damar sertleşmesi riskinde artış vardır.

Katarakt riski: katarakt ve glokom (göz tansiyonunun yükselmesi) riski: her yıl göz içi basıncının ölçülmesini de içeren bir göz muayenesi yaptırılması önerilir. Kortizon çok uzun süre verildiğinde bu riskler daha yüksektir.

Risk of cataracts: risk of cataracts and glaucoma (increased tension in the eye): it is recommended to have an ophthalmological check up every year, including the measurement of intraocular pressure. These risks are higher when cortisone is given for a very long time.

 

Sanılanın aksine kortikosteroidlerin mide üzerinde zararlı bir etkisi yoktur (non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar ve yüksek dozlarda aspirinin aksine). Bununla birlikte, kortikosteroidler küçük bir doz aspirin ile birlikte alındığında mide koruyucusu eklenebilir. Barsakta divertikul denilen cepsi yapılar varsa bunların mikrop kapması riskini arttırabilir. . Son olarak, kortikosteroid tedavisinin aniden kesilmesinin böbrek üstü bezi yetmezlik riski taşıdığı unutulmamalıdır, özellikle de bu tedavi uzun süredir alınıyorsa.

Çıkarımlar

Kortizon tedavisini asla aniden kesmemelisiniz. Tedavinizde bir değişiklik yapmak istiyorsanız, bunu mutlaka doktorunuza danışın; böylece olası bir değişiklik birlikte planlanabilir. Bu yaklaşım, özellikle yoğun stresli durumlarda da geçerlidir.

> Kortizonun uzun vadeli rahatsızlıklarını önlemek veya sınırlamak için basit önlemler vardır

> Kortizonu uzun süreli kullanırken temel hedeflerden biri, mümkün olan en kısa sürede minimum etkili doza ulaşmaktır.

Ailenizle Paylaşın